Title: CİNSİYET DEĞİŞİKLİĞİNE İZİN DAVASI
Reviewed by Av. Tuğsan YILMAZ on Dec 27
Rating: 5.0

Cinsiyet değiştirmeye izin davaları Türk Hukuku’na ilk olarak bir önceki Medeni Kanun döneminde girmiştir. Ancak genel esaslar çerçevesinde eski kanunun cinsiyet değişikliğine ilişkin hükümleri çok yetersiz kalmıştır. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’ nun 40. maddesinde cinsiyet değişikliğine ilişkin daha ayrıntılı bir düzenleme yapılmıştır.

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre cinsiyet değiştirmek isteyen kişi öncelikle şahsen başvurarak cinsiyet değişikliği için mahkemeden izin isteyecektir. Bu iznin verilmesi bazı şartlara bağlanmıştır. Kişi 18 yaşını doldurmuş olmalı ve evli olmamalıdır. Ayrıca cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı için zorunlu olduğuna ilişkin bir eğitim ve araştırma hastanesinden resmi sağlık kurulu raporu almalıdır. Bunun dışında kişi transseksüel yapıda olmalı ve üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun olmalıdır.

Cinsiyet değiştirme davalarını yukarıdaki şartları haiz herkes açabilir. Bu dava; talepte bulunan şahsın ikametinin bulunduğu asliye hukuk mahkemesinde Nüfus Müdürlüğü’ne karşı açılabilir. Açılan dava neticesinde mahkeme öncelikle kişiden sağlık raporu almasını talep edecektir. Alınacak bu sağlık raporunun uygun olması halinde mahkeme cinsiyet değişikliğine izin verecek ve ardından yapılacak ameliyat ve hormonal tedaviler neticesinde süreç tamamlanacak ve nüfus sicilinde gerekli düzeltmeler yapılacaktır. Anlaşılacağı üzere burada ameliyat öncesi izin ve ameliyat sonrası düzeltme olmak üzere iki aşama söz konusudur. Bu davada asıl olan ameliyat öncesi izin için sunulacak bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınan sağlık raporudur. Bu sağlık raporunun; cinsiyet değişikliğinin tedavi için olduğunu ve başka bir tedavinin mümkün olmadığını, değişiklik sonrası kişinin tedavi olacağına ilişkin ibarelerin geçmesi önemlidir. Zira uygulamada geçici hevesler doğrultusunda kişiler cinsiyet değişikliği talep etmektedirler. Bu alınacak rapor talebin geçici heves olup olmadığının tespiti açısından hayati önem arz etmektedir. Burada rapor kişinin transseksüel yapıda olduğununda tespitine ilişkin olmalıdır. Transseksüel yapıda olması kişini biyolojik olarak sahip olduğu cinsiyetten rahatsız olması ve bu cinsiyetle yaşamasının psikolojisini tahrip etmesi demektir. Ayrıca kişi ruhsal ve manevi açıdan karşı cinsin duygularına sahip olmalıdır. Ruhsal cinsiyet ile biyolojik cinsiyetin çatışmasının psikolojiye vereceği / verdiği zarar eğitim ve araştırma hastanesinin düzenleyeceği raporda sabit olmalıdır. Bu şartların varlığı halinde kişi cinsiyet değişikliği ile ilgili işlemlere başlayabilir.

Yazar:

Av. Halil İbrahim ÇELİK