Title: Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı (KYOK)
Reviewed by Av. Tuğsan YILMAZ on Jan 7
Rating: 5.0

Soruşturma evresi iki şekilde sona ermektedir. Bunlardan birincisi iddianame düzenleyip mahkemeye verilmesi, ikincisi ise kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verilmesidir. Cumhuriyet Savcısı soruşturma evresi sonunda kamu davası için yeterli şüphe elde edecek delil bulamazsa ya da kovuşturma olanağı bulunmuyorsa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Şahsi cezasızlık hallerinin varlığı ya da etkin pişmanlık söz konusuysa savcı yine kamu davası açmayabilir. Ceza muhakemesi hukukunda esas olan kovuşturma mecburiyeti ilkesidir ancak sayılan durumlarda maslahata uygunluk ilkesi uygulama alanı bulur ve kovuşturma aşamasına geçilmez.   Bu karar adli idari bir işlemdir. Dolayısıyla yargılama sonunda verilen beraat kararı anlamına gelmez. Kesin hüküm teşkil etmeyip kural olarak geri alınabilir. Hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş şüpheliye karşı, yeni delil, iz, eser ve emareler meydana çıkmadıkça veya şüphe nedenlerinin takdirinde ağır hata olmadıkça, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.  Yeni delil, iz, eser ve emare daha önce bilinmemiş veya hiç söz konusu edilmemiş veya daha önce bilinmiş ise de yeterli görülmemiş olanları kuvvetlendirecek delil, iz, eser ve emarelerdir. Kovuşturmaya yer olmadığı kararına takipsizlik kararı da denilmektedir. Kovuşturmaya yer olmadığı kararının etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi üzerine, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi hâlinde yeniden soruşturma açılır.

Maslahata uygunluk ilkesi yeterli şüphe bulunmasına rağmen kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini sağlamaktadır. Amaç hafif nitelikteki suçların takibi, muhakeme masrafı ve mahkemelerin iş yükü göz önünde bulundurulduğunda takibinden vazgeçilmesi daha mantıklı hale gelen durumlarda uygulama sağlamaktır.  Bu ilke kapsamındaki haller kanunda tek tek sayılmıştır.  Kamu davasının açılması için savcı, kovuşturma mecburiyeti bakımından gerekli kanuni şartların yanında ek olarak kamu yararı bulunduğuna yönelik bir tespit de yapmalıdır. Kamu yararının tespitindeyse savcıya geniş bir takdir yetkisi tanınmıştır. Bu ilke ışığında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmemesi için yeterli şüphenin bulunması gerekir. Yeterli şüpheyi ortaya koyan deliller bulunmuyorsa zaten mecburilik ilkesi gereği kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilecektir.  CMK 171 uyarınca Cumhuriyet savcısının kamu davası açma bakımından iki durumda takdir yetkisini kullanma hakkı tanınmıştır;

1-) Cezayı kaldıran şahsî sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların varlığı halinde, Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir. Netice gerçekleşinceye kadar failin hukukun sınırlarına geri dönmesi durumunda gönüllü vazgeçme, neticenin gerçekleşmesinden sonra neticenin etkilerini ortadan kaldırmaya yönelik pişmanlık belirten fail hareketleri ise etkin pişmanlık olarak nitelendirilir. Teşebbüsün mümkün olduğu kasten işlenen suçlarda gönüllü vazgeçme mümkünken (olası kast tartışmalı), bir suçtan dolayı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mutlaka kanunda suça ait etkin pişmanlık düzenlemesi bulunmalıdır. Kanunda etkin pişmanlık düzenlemesine yer verilen suçlardan bazıları şunlardır; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, malvarlığına karşı işlenen suçlar, suç işlemek amacıyla örgüt kurma… Etkin pişmanlığın varlığı fiilin suç teşkil edip etmemesini engellemez. Dolayısıyla gerçekleştirilen bir fiil ile suçun unsurlarının gerçekleştiğine yönelik yeterli şüphe uyandıran bulguların varlığı halinde Cumhuriyet Savcısı, etkin pişmanlık hükmüne yer verilmişse kamu davası açıp açmama noktasında takdir yetkisine sahiptir.

Etkin pişmanlık TCK’ da hem cezayı kaldıran şahsi bir sebep hem de cezada indirim gerektiren şahsi sebep olarak farklı iki şekilde düzenlenmiştir. Cumhuriyet Savcısı takdir yetkisini yalnızca cezasızlık nedeni olarak öngörülen etkin pişmanlıkta kullanabilir. Cezada indirim nedeni olarak kabul edilen etkin pişmanlık hallerinde bu yetkiyi kullanamaz. Bu durumda dava açmak zorundadır. Ayrıca TCK 184/5’de düzenlenen hallerde kanun koyucunun açıkça belirtmesi nedeniyle kamu davası açılmaz.

2-) Şahsî cezasızlık sebebinin varlığı halinde de Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir. Bu sebepler suçun oluşmasında etkili değildir. Suç oluştuktan sonra faile ceza verilmemesi sonucunu doğuran nedenlerdir. Bu sebepler varken failin gerçekleştirdiği eylem suç teşkil etse de fail cezalandırılmaz. Bu nedenler objektif nitelik taşır. Kanunda düzenlenen şahsi cezasızlık sebeplerinden bazıları;

  • Taksirli hareketi sonucunda failin kişisel ve ailevi bakımdan artık bir cezaya hükmetmeyi gereksiz kılacak kadar zarar görmesi
  • Yağma ve nitelikli yağma hariç mal varlığına karşı işlenen suçların belirli akrabalık ilişkisi içinde olunanlara karşı işlenmesi vs.dir.

Cumhuriyet Savcısının kovuşturmaya yer olmadığı kararı verme konusundaki takdir yetkisini nasıl kullanacağı kanuni düzenlemelerde yer almamıştır. Bahsi geçen güven duygusu ise denetimsiz yahut keyfiliği doğurur nitelikte olmamalı ve hukuki sınırlar çerçevesinde yer almalıdır. Yeni CMK savcıya güven duyulması üzerinde durur. Her halde keyfiliğe yol açmamak adına savcının bu kararını da gerekçelendirmesi adalet duygusuyla bağdaşacaktır.

Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararına İtiraz

Cumhuriyet savcısının CMK 171’E göre verdiği kovuşturmaya yer olmadığı kararı kesin hüküm niteliğinde değildir. Cumhuriyet Savcısı gerekli görürse soruşturmaya yeniden başlanabilir. Bunun için etkin pişmanlık veya şahsi cezasızlık nedenlerinin koşullarının oluşmaması ve ilgili olarak yeni olay veya delillerin savcı tarafından öğrenilmesi gerekir.

Fail tarafından gerçekleştirilen fiilde hem CMK 171/1 hem de kamu davasının açılmasının ertelenmesi kurumunun şartları bulunuyorsa savcı öncelikle 171’i uygular. Çünkü kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi failin daha lehindedir.

Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren on beş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. İtirazın reddedilmesi halinde; Cumhuriyet savcısının, yeni delil varlığı nedeniyle kamu davasını açabilmesi, önceden verilen dilekçe hakkında karar vermiş olan sulh ceza hâkimliğinin bu hususta karar vermesine bağlıdır. Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz ve takdir yetkisine dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı itiraz edilemez. Bu durumda kanun yolu öngörülmüş değildir.

Av. Tuğsan YILMAZ
M.ARABACI