Title: Haksız Tutuklama Nedeniyle Tazminat Davası
Reviewed by Av. Tuğsan YILMAZ on Nov 13
Rating: 5.0

Tutuklama

Tutuklama, Ceza Muhakemesi Kanununda öngörülen koruma tedbirlerinden biridir. Suç işlediği yönünde kuvvetli şüphe bulunan kişilerin özgürlüğünün hâkim kararıyla geçici olarak kaldırılmasıdır. Tutuklamaya ihtiyari olarak başvurulur, bu tedbir için tutuklamanın somut olayda zorunlu olması aranmalıdır. Maddi anlamda, tutuklama koruma tedbirinin uygulanabilmesi için kuvvetli suç şüphesinin bulunması ve kanunda gösterilen tutuklama sebeplerinden birinin var olması gerekir. Kuvvetli suç şüphesinin ne olduğu kanunda tanımlanmış değildir. Soyaslan’a göre günlük hayat deneyimlerine ve eldeki delillere göre şüphelinin suçu işlediğinin kesin gibi görünmesidir. Kanunda sayılan tutuklama nedenleri ise;

  • Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesi uyandıran somut olguların bulunması
  • Şüpheli veya sanığın davranışlarının, delilleri yok etme, gizleme, değiştirme, tanık ya da mağdur üzerinde baskı yapılması gibi eylemleri içermesidir.

CMK 100/3’te ‘katalog suçlar’ olarak ifade edilen suçlarda, tutuklama nedeni bulunmasa da kuvvetli suç şüphesi ile tutuklama yapılabilmektedir. Bu suçlar kasten öldürme, işkence, cinsel saldırı, soykırım, suç işlemek amacıyla örgüt kurma gibi toplum açısından görece daha tehlikeli olabilecek suçlardır.

Kuvvetli suç şüphesi bulunan ve tutuklama nedenin gerçekleştiği durumlarda dahi derhal tutuklama kararı verilemez. Tutuklama yasağının bulunmaması gerekir. Sadece adli para cezası gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı bir yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez. Bu husus haksız tutuklama ile yakından ilgilidir. Söz konusu suçlara örnek olarak tehdit, taksirle yaralama, yalan tanıklık suçları verilebilir. On beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren eylemlerden dolayı da tutuklama kararı verilemez.  Yine tutuklama yasağı gibi ceza yargılamasının yapılabilmesi bir koşula bağlı tutulduysa bu koşul gerçekleşmeden tutuklama kararı verilemez.

İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde de tutuklama kararı verilemeyecektir. Beklenen fayda başka bir koruma tedbiriyle de sağlanabiliyorsa, tutuklama değil söz konusu diğer tedbir uygulanmalıdır. Tutuklama kararı yalnızca yetkili hâkim veya mahkeme tarafından yazılı olarak verilebilir. Soruşturma evresinde bu kararı cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi verecektir. Kovuşturma evresindeyse savcının istemiyle veya resen mahkeme tarafından karar verilir. Tutuklama taleplerinde mutlaka gerekçe belirtilmelidir. Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, bir örneği yazılarak kendisine verilir ve bu husus kararda belirtilir. Tutuklama kararı verilmezse şüpheli veya sanık derhal serbest bırakılır.  Tutuklama ve ya tutuklama talebinin reddi kararlarına itiraz edilebilir.

Haksız Tutuklama Nedeniyle Tazminat

Tutuklama, kişinin özgürlüğünü kısıtladığından maddi ve şekli şartlara uygun olarak gerçekleştirilmedir. Ancak uygulamada yukarıda belirtilen şartlara uyulmadığı halde tutuklama kararı verildiği görülmektedir. Söz konusu durum ‘haksız tutuklama’ olarak nitelendirilebilir. Haksız tutuklamaya uğrayan kişiler de, haksızlığın giderilmesi adına devletten tazminat talebinde bulunabilir. Tazminat talepleri CMK’ da sınırlı sayı ilkesine göre sayılmıştır. Buna göre;

1-) Kişinin kanunlarda belirtilen koşullar dışında tutuklanması veya tutukluluğuna devam edilmesi; Giriş kısmında açıklandığı üzere, tutuklamanın kuvvetli suç şüphesi ve tutuklama nedeni bulunmadan gerçekleştirilmesi halinde haksız tutuklama vardır ve devletten tazminat istenebilir. Ayrıca tutukluluğun haksız şekilde devam ettirilmesi de tazminat sebebidir. Soruşturma evresinde şüphelinin tutukevinde bulunduğu süre içinde ve en geç otuzar günlük süreler itibariyle tutukluluk halinin devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından karar verilir.

2-) Kanuni haklarının hatırlatılmadan veya haklarından yararlanma isteği yerine getirilmeden tutuklanan kişi; şüphelinin veya sanığın ifadesinin alınmasında veya sorguya çekilmesinde, şüpheli veya sanığa kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlü olduğu hatırlatıldıktan sonra kimliği saptanır ve üzerine atılı suçlama hakkında bilgi verilir. Müdafi seçme hakkının bulunduğu ve onun hukuki yardımından yararlanabileceği, müdafin ifade veya sorgusunda hazır bulunabileceği kendisine bildirilir. Müdafi seçecek durumda olmadığı ve bir müdafin yardımından faydalanmak istediği takdirde, kendisine baro tarafından bir müdafi görevlendirilir. Yakalanan kişinin yakınlarından seçtiğine durum derhal bildirilir. Susma hakkı hatırlatılır.  Bu temel hakların sanık veya şüpheliye hatırlatılmadan veya bunlara ilişkin istemi yerine getirilmeden tutuklanan şüpheli veya sanık tazminata hak kazanır.

3-)  Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen kişi; Makul süre, görülen davanın özelliklerine ve niteliğine göre en kısa olan süredir. Tutuklanan şüpheli veya sanığın da makul sürede yargılama merci önüne çıkartılması gerekir. Bu husus AİHM ve anayasada düzenlenen makul sürede yargılanma hakkının bir görünümüdür.

4-) Kanuna uygun olarak tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilen kişi; Soruşturma evresi sonucunda kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağı bulunmaması hallerinde şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısı tarafından kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Ayrıca kamu davası açılıp, iddianame yetkili ve görevli mahkeme tarafından kabul edilip yapılan yargılama sonucunda yüklenen fiilin sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması, olayda bir hukuka uygunluk nedeni bulunması yâda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması (delil yetersizliği) nedenlerinden biriyle sanık hakkında beraat kararı verilebilir. İşte kişi kanuna uygun olarak tutuklanmış olsa bile, daha sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığı ve ya beraat kararı verilmiş olması halinde kişi devletten tazminat talep etme hakkı kazanır.

5-) Mahkûm olup da tutuklulukta geçirdiği süreleri hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan kişiler; Yapılan bu düzenlemede tazminat için iki farklı hal düzenlenmiştir. Birincisi bir suçtan mahkûm olan kişinin gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin hükümlülük süresinden fazla olmasıdır. Bu kişi esasen kanuna uygun olarak tutuklanmıştır. Sanık tüm tutukluluk süresine ilişkin talepte bulunamaz, sadece hükümlülükten fazla tutuklu kalınan günler için tazminat talep edebilir. İkinci durumda, bir kişinin gözaltı veya tutuklulukta bir müddet geçirdikten sonra, işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak para cezası ile cezalandırılmasıdır. Bu tazminat hallerinin oluşması halinde mahkeme veya hâkim tarafından sanığa tazminat talep etme hakkının bulunduğu hatırlatılır ve bu husus tutanağa geçirilir.

6-) Tutuklama nedenleri ve hakkındaki suçlamaların yazıyla veya bunun hemen mümkün olmaması halinde sözle açıklanmayan kişiler; Yakalanan ve tutuklanan kişilere, yakalama ve tutuklama sebepleri, haklarındaki iddialar yazılı olarak ve bunun mümkün olmaması halinde sözlü olarak derhal, toplu suçlarda en geç hâkim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilmelidir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi tazminatı gerektirir. Şüpheli veya sanığın isnat yeteneği bulunmuyorsa, yasal temsilcisine bilgi verilerek yakalama ve tutuklama nedenleri bildirilmelidir.

7-) Tutuklandığı yakınlarına bildirilmeyen kişiler; Kişinin yakalandığı veya tutuklandığı derhal yakınlarına bildirilmelidir. Bu hükme aykırı davranış devletin sorumluluğunu doğurur. Tutuklanan kişinin yabancı olması halinde durumu hakkında yazılı olarak vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bilgi verilir. Ancak bunun için tutuklanan kişinin karşı çıkmaması gerekir.

Haksız Tutuklama Nedeniyle Tazminat Davası Nasıl Açılır?

Haksız tutuklama sonucu zarar gören ve mağdur olan kişi tazminat talep etme hakkını kazanır. Zarara uğrayan kişinin ölümünden sonra mirasçıları da tazminat talep hakkı kazanır. Vasi, vesayeti altındaki kişi lehine tazminat davası açabilir. Karar veya hükümlerin kesinleştiği ilgilisine tebliğinden itibaren 3 ay içinde ve herhalde kesinleşme tarihinden bir yıl içinde tazminat talebinde bulunulabilir. Vekile yapılan tebligat 3 aylık süreyi başlatmaz. Süreler hak düşürücüdür. Adli tatilde işlemez. Tazminat talebi dilekçeyle yapılır ve zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır. Tazminat isteminde bulunan kişinin dilekçesine, açık kimlik ve adresini, zarara uğradığı işlemin ve zararın nitelik ve niceliğini kaydetmesi ve bunların belgelerini eklemesi gereklidir.Dilekçesindeki bilgi ve belgelerin yetersizliği durumunda mahkeme, eksikliğin bir ay içinde giderilmesini, aksi hâlde istemin reddedileceğini ilgiliye duyurur. Süresinde eksiği tamamlanmayan dilekçe, mahkemece, itiraz yolu açık olmak üzere reddolunur. Mahkeme, dosyayı inceledikten sonra yeterliliğini belirlediği dilekçe ve eki belgelerin bir örneğini Devlet Hazinesinin kendi yargı çevresindeki temsilcisine tebliğ ederek, varsa beyan ve itirazlarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmesini ister. Davanın yasal süre geçtikten sonra açıldığı anlaşılırsa dava ret edilir. İstemin ve ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve tazminat hukukunun genel prensiplerine göre verilecek tazminat miktarının saptanmasında mahkeme gerekli gördüğü her türlü araştırmayı yapmaya veya hâkimlerinden birine yaptırmaya yetkilidir. Uygulamada tazminat miktarı hesaplanırken bilirkişi kurumuna başvurulmaktadır. Bilirkişi, tazminat talep eden kişinin günlük kazancı, resmi tatillerde çalışıp çalışmadığı, tutukluluk süresinde izinli sayılıp sayılmadığı gibi hususları değerlendirir.

Mahkeme, kararını duruşmalı olarak verir. İstemde bulunan ile Hazine temsilcisi, açıklamalı çağrı kâğıdı tebliğine rağmen gelmezlerse, yokluklarında karar verilebilir. Yetkili görevli ağır ceza mahkemesi tazminat talebini haklı olarak görürse talebin kabulüne karar verir. Mahkeme talebin bir kısmının kabulüne de karar verebilir.  Tutuklama sonucu uğranılan zarar maddi veya manevi olabilir. Hak kazanan kişiler maddi manevi her türlü zararını devletten isteyebilir. Bunlar, tutuklunun cezaevinde bulunması nedeniyle doğan giderler, vekâlet ücreti, kaybettiği haklar, gelir kaybı vs. olabilir. Tutuklanan kişi işsizse asgari ücrete göre tazminat hesaplanmaktadır. Tazminat istemiyle birlikte faiz de dava tarihinden itibaren talep ediliyorsa dava tarihinden itibaren faize de hükmedilmesi gerekir.

Karara karşı, istemde bulunan, Cumhuriyet savcısı veya Hazine temsilcisi, istinaf yoluna başvurabilir; inceleme öncelikle ve ivedilikle yapılır. Bölge Adliye Mahkemeleri kurulmadığından 1 haftalık temyiz süresi geçerlidir. Kararın tefhim yada tebliğinden itibaren temyiz yoluna gidilebilir. Devlet, ödediği tazminattan dolayı, koruma tedbiriyle ilgili olarak görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan kamu görevlilerine rücu eder.

Tazminat İsteyemeyecek Kişiler

  • Gözaltı ve tutukluluk süresi başka bir hükümlülüğünden indirilenler.
  • Tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşenler.
  • Genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülenler.
  • Kusur yeteneğinin bulunmaması nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilenler.
  • Adlî makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıldığını bildirerek gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olanlar.

Av. Tuğsan YILMAZ
Merve ARABACI

Aşağıdaki diğer ceza hukuku yazılarımız da dikkatinizi çekebilir:

Taksirle Öldürme Suçu

Ceza Avukatı Ve Ceza Davası Süreci

Ceza Hukukunda Şikayet

Tutuklamaya Hangi Şartlarda Karar Verilir?