Title: Kasten Yaralama Suçu, Unsurları ve Cezası
Reviewed by Av. Tuğsan YILMAZ on Oct 15
Rating: 5.0

Kasten yaralama suçu Türk Ceza Kanunu’nda vücut dokunulmazlığa karşı suçlar bölümünde ve 86. Maddede düzenlenmektedir. Buna göre; kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması halinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. Ayrıca aynı maddede, suçun ağırlaştırılmış cezayı gerektiren nitelikli halleri de düzenlenmiştir. Makalemizde kasten yaralama suçu unsurlar halinde açıklanacaktır.

Kasten yaralama suçuyla korunan hukuki değer mağdurun beden bütünlüğü, vücut dokunulmazlığıdır. Bunun yanında kişilerin güven içinde yaşama hakkı da korunmaktadır. Suçun konusunu ise canlı bir kişinin vücudu oluşturur. Sağ ve tam doğumu gerçekleşmeyen cenin ile ölü bir insana karşı bu suç işlenemez. Aynı şekilde vücuttan ayrılmış organlara karşı da işlenemez. Kasten yaralama suçunun mağduru ise vücuduna acı verilen, sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olunan kişidir. Suçun canlı kişilere karşı işlenebileceği ifade edilmiştir. Dolayısıyla kişinin beyin ölümü gerçekleşinceye kadar kasten yaralama suçunun mağduru olabilir. Kişinin mağdur olabilmesi için canlı olmasından başka koşul aranmaz, herkes olabilir. Ancak mağdurun failin altsoyu, üstsoyu, eşi veya kardeşi olması veya beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda olması veya meydana getirdiği kamu görevi nedeniyle bu suça maruz kalması durumunda cezanın arttırılarak verilmesi gerekmektedir. Kasten yaralama suçunun faili ise seçimlik neticeleri gerçekleştirecek davranışlarda bulunan herkes olabilir ve özel faillik niteliği aranmaz. Kanunda ‘başkasının vücuduna’ ifadesine yer verilerek failin mutlaka mağdurdan başka bir kimse olması vurgulanmıştır. Kişinin kendi vücudunu yaralaması bu suçu oluşturmaz.

KASTEN YARALAMA SUÇUNA HANGİ FİİLLER NEDEN OLUR?

Kasten yaralama suçunun fiil unsuru, başkasının vücuduna acı vermek, sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan fiilleri gerçekleştirmektir. Bu fiillerin neler olduğu kanunda tek tek sayılmamaktadır. Dolayısıyla serbest hareketli bir suçtur. Vurma, itme, korkutma gibi fiillerle işlenebilir. Kişi tek hareketiyle hem mağdurun vücuduna acı vermiş hem de sağlığının bozulmasına neden olmuş olsa bile tek kasten yaralama suçu oluşmaktadır. Kasten yaralama suçu yapma etme gibi icrai davranışla işlenebileceği gibi ihmali hareketle de işlenebilmektedir.

KASTEN YARALAMA SUÇUNUN NETİCE UNSURU

Kanunun suçun oluşması için fiilin icrasından ayrı olarak bir neticenin meydana gelmesini aradığı suçlara neticeli suçlar denmektedir. Kasten yaralama suçu bakımından da, vücuda acı verilmesi, sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olunmasıdır. Bu neticeler kanunda seçimlik olarak belirtilmiştir. Dolayısıyla birinin, birkaçının ya da tamamının gerçekleştirilmesi halinde tek suç oluşur.

Vücuda acı vermek fiili:  kişinin beden bütünlüğünü bozan ve acı çekmesine neden olan böylece vücut bütünlüğünü önemsiz sayılmayacak ölçüde ihlal eden her türlü davranıştır. Sadece manevi alanda kalan, maddi olarak mağdurun vücuduna etki etmeyen davranışlar kasten yaralama suçuna neden olmaz. Bu acının uzun süre devam etmesi gerekmez. Bedene zarar veren ancak vücuda acı vermeyen sakalın kesilmesi, vücuttan ayrılabilen protezlere zarar verilmesi gibi fiiller kasten yaralama suçunu oluşturmaz. Ancak mağdurun ittirilerek düşürülmesi, saçının çekilmesi, tokat atılması, gibi davranışlar kasten yaralama suçunu oluşturur. Kasten yaralama suçunu oluşturan fiilin mağdura yaptırılması, mağdurun kendini savunmaya çalışırken yaralanması durumunda da fiil unsurunun oluştuğu kabul edilmektedir.

Sağlığın bozulmasına neden olmak: mağdurun sağlığı üzerinde oluşan her türlü bozukluk halleridir. Sağlık normal bir insanın biyolojik durumuna göre değerlendirilir. Sağlığı bozan durumun geçici veya kalıcı olması suçun oluşumu bakımından etkili değildir. Hastalık kesin olarak sağlığı bozmaktadır. Bunun yanında hastalık olarak değerlendirilmeyen sağlık ihlalleri de bu neticeyi gerçekleştirebilir. Sağlığı bozan davranışın vücuda acı vermesi ilk seçimlik netice olan vücuda acı vermedeki gibi zorunlu değildir. Örneğin bir kimsenin içeceğine ilaç katılarak uyutulması, rızası olmaksızın sarhoş edilmesi sağlığı bozma kapsamındadır. Söz konusu fiil sonucu mağdurun tedavi edilmesi gerekmese bile suç oluşur. Kendiliğinden kapanan yaralar da sağlığı bozmaktadır. Sağlığın bozulması yalnızca maddi bütünlüğün zarara uğraması demek değildir. Ruh sağlığını da kapsar. Bir kimsenin hipnotize edilmesi, ruh ve sinir sağlığını bozan hareketler de sağlığı bozarak kasten yaralama suçunun işlenmesine neden olur.

Algılama yeteneğinin bozulmasına neden olmak:  kişinin düşünme yeteneğini bozan, kendi iradesiyle hareket etme imkânını etkileyen ya da ortadan kaldıran hareketler algılama yeteneğinin bozulmasına neden olmaktadır. Algılama yeteneği bozulan kimsenin davranışlarını kendi tercihine göre belirleyemediği, telkin veya baskı altında kaldığı psikiyatrik olarak teşhis edilmelidir. Mağdura uyuşturucu madde verilerek ne yaptığını bilemeyecek hale getirilmesi, devamlı telefonla rahatsız edilerek uyuyamaz hale getirilmesi, şok geçirmesine neden olunması algılama yeteneğinin bozulmasına örnek verilebilir.

Kasten yaralama suçunun gerçekleşebilmesi için failin yaptığı hareket ile meydana gelen ve kanunda belirtilen üç neticeden en azından birinin arasında nedensellik bağı olması gerekir. Yani failin hareketi, kişilerin vücuduna acı verilmesine veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına elverişli olmalıdır.  Nedensellik ilişkisinin kurulması için neticenin tümüyle failin fiilinden kaynaklanması gerekmez. Kasten yaralama fiili bir hayvana, robota, mağdurun kendisine yaptırılabilir.

KASTEN YARALAMA SUÇUNDA DAHA AZ CEZAYI GEREKTİREN HAL

Fiilin “kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması” daha az cezayı gerektiren nitelikli hal olarak kabul edilmiştir.  Tıbbi müdahale kavramı tek başına hukuki verilerle belirlenemez ancak tıbbi verilerle belirlenebilir. Bir yaralama fiilinin söz konusu nitelikli hali oluşturabilmesi için basit tıbbi müdahalelerle giderilebilecek ölçüde hafif olması gerekir. Yaralama sağlık mensubu olmayan kişilerce bile vücudun direnciyle iyileştirilebilen sıyrık, hafif şişlik gibi hafif bir yaralanma olmalıdır. Örneğin mağdurun saçının çekilmesi ya da boğazının sıkılması genelde basit tıbbi müdahalelerle giderilebilmektedir. Basit yaralama fiilinin de her şeyden önce vücuda acı verme, sağlığının yada algılama yeteneğinin bozulmasına neden olma neticelerinden en az birini gerçekleştirmiş olması gerekir. Bu netice sonucu mağdura herhangi bir tıbbi müdahale gerekmiyorsa suçun daha az cezayı gerektiren bu nitelikli halinin oluştuğu söylenir.

KASTEN YARALAMA SUÇUNDA CEZANIN ARTTIRILARAK VERİLMESİNİ GEREKTİREN NİTELİKLİ HALLERİ

Fiilin Üstsoya, Altsoya, Eşe veya Kardeşe Karşı İşlenmesi:

Fiilin belirtilen akrabalara karşı işlenmesinde, failde daha ağır bir acımasızlık bulunması, mağdurun yakınından gelebilecek saldırıya karşı daha savunmasız olması nedeniyle ceza arttırılarak verilmektedir. Alt soy ve üstsoy deyimleri faile kan bağıyla bağlı olan ve biri diğerinden gelen kişileri ifade eden kavramlardır. Ana baba ve çocuklar yanında büyükanne ve büyükbaba da alt soy üst soy hısımlarıdır. Kan hısımlığı söz konusu olduğundan üvey ana, üvey baba veya üvey evlat, evlatlık ilişkileri bu nitelikli halin kapsamında değildir. Fiilin eşe karşı işlenmesi içinse resmi nikâh şarttır. Dini nikahlı veya evlilik dışı birlikteliklerde bu nitelikli hal uygulanmaz. Taraflar arasında açılan bir boşanma davası varsa da eşlerin boşanmasına ilişkin mahkeme kararı kesinleşmedikçe bu nitelikli hal uygulanabilir. Ayrıca aynı anne babadan doğan kardeşlere karşı uygulanmasının yanı sıra anne veya baba bir kardeşlere karşı işlenen kasten yaralamada da nitelikli unsurun uygulanması gerekir.

Fiilin Ruh veya Beden Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumda Olan Kişiye Karşı İşlenmesi

Fiilin ruh veya beden bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kişiye karşı işlenmesi cezanın arttırılmasını gerektirir. Mağdurun savunmasızlığı ve failin acımasızlığı ile failin suçu işlemesinin kolaylaşması nedeniyle temel yaralamaya göre daha ağır bir yaptırım öngörülmüştür. İleri yaş, hastalık, ruhi ve fiziki güçsüzlük, baygınlık, uyku halinde olma, narkoz etkisinde bulunma gibi durumlar kişinin kendisini savunamayacağı hallerdendir. Ancak yalnıza mağdurun yaşlı veya kadın olması, yaşının küçük olması bu nitelikli halin uygulanması için yeterli değildir. Bu durumların mağdurun kendisini savunmasını engellemesi gerekir. Ayrıca savunmasızlık durumu fiilin işlendiği yer ve tarihte mevcut olmalıdır.

Fiilin Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle İşlenmesi

Kamu görevlisine yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlenen kasten yaralama da ceza arttırılmaktadır. Kamu görevlisi deyiminden; kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi, anlaşılır. Bu kişiler işlerini toplumun ihtiyaçları ve menfaatleri için yaptığı için kasten yaralamada mağdur olmaları halinde faile daha fazla ceza verilecektir. Kişinin yalnızca kamu görevlisi olması nitelikli halin uygulanması için yeterli değildir. Zira kamu görevlisi izinde dahi olsa gerçekleştirdiği kamu görevi nedeniyle yaralandıysa nitelikli hal uygulanır. Yaralamanın mutlaka yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle olması gerekir. Kamu görevlisine görevini yapmasını engellemek için cebir kullanılıyorsa faile TCK 265 uygulanmalıdır. Ancak cebir kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerini oluşturuyorsa ayrıca kasten yaralama suçundan hüküm verilmelidir.

Fiilin Kamu Görevlisinin Sahip Bulunduğu Nüfuz Kötüye Kullanılmak Suretiyle İşlenmesi

Bu nitelikli unsurun faili kamu görevlisidir. Kamu görevlisinin sahip olduğu nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle mağduru yaralaması cezanın arttırılarak verilmesini gerektirir. Kamu görevinin nüfuzu da görevinden kaynaklanan otoritesini ifade eder. Örneğin bir polis, zor kullanma yetkisini kullanırken, durumun gerektirdiği ölçünün üzerinde güç kullanarak başkalarının yaralanmasına neden olursa bu nitelikli hal uygulanabilir.

Fiilin Silahla İşlenmesi

Silahın mağdurun üstünde korku yaratması, mağdurun direncini kırması, faile cesaret vererek suçun işlenmesini kolaylaştırması nedeniyle, yaralamanın silahla gerçekleştirilmesi cezanın arttırılmasını gerektirmiştir. Ateşli silahlar, patlayıcı maddeler, saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici, zehirleyici, boğucu veya bereleyici alet kasten yaralamada silah olarak kullanılabilir. Ayrıca kezzap, kızgın yağ, biber gazı da somut olaya göre silah olarak değerlendirilebilir. Somut olayın özellikleri içinde aletin objektif nitelikleri, kullanım mesafesi, mağdurun üzerindeki etkisi, olayda kullanılma şekli, savunmaya ve yaralama sonucunu doğuran saldırıya elverişliliği silah vasfının belirlenmesinde Yargıtay’ca dikkate alınan kriterlerdir. Fail silahı suçun işlenmesinde araç olarak kullanmalıdır.

KASTEN YARALAMA SUÇUNDA MANEVİ UNSUR

Kasten yaralama suçunun manevi unsuru kasttır. Kast suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. Fail yaralama fiilini gerçekleştirirken kişinin vücuduna acı vereceğini veya vücudunun veya algılama yeteneğinin bozulacağını bilmeli ve bu yönde istek duymalıdır. Fail suçun nitelikli unsurunu gerçekleştirdiğinde, failin, mağdurun veya kullanılan vasıtaların da bilincinde olmalıdır. Kasten yaralama suçu olası kastla da işlenebilmektedir. Yargıtay olası kastın belirlenmesinde netice unsuru üzerinde durmaktadır. Fail öngördüğü neticeyi kabullenerek fiili icra etmeye devam ettiği durumlarda olası kastın varlığı kabul edilmektedir. Ayrıca Yargıtay kastın öldürmeye mi kasten yaralamaya mı yönelik olduğuna dair bazı ölçütler belirlemiştir. Bunlar; fail ile mağdur arasında bir husumet olup olmadığı, kullanılan aracın kullanım şekli ve öldürmeye elverişliliği, mağdurdaki darbe sayısı ve şiddeti, darbelerin isabet ettiği bölgelerin hayati önemi gibi ölçütlerdir.( Yargıtay CGK. 27/18/2005, 131/167)

KASTEN YARALAMA HUKUKA UYGUN OLABİLİR Mİ?

Failin gerçekleştirdiği davranışın suçun kanuni tanımına uygun olması, fiilin hukuka aykırı olması bakımından karine oluştur. Ancak TCK’da sayılan bazı durumlar fiili hukuka uygun hale getirmektedir. Bu durumlar; görevin ifası (Özellikle PVSK 16 kapsamında polisin zor kullanma yetkisi), meşru müdafaa, hakkın kullanılması, ilginin rızası (özellikle tıbbi müdahaleler)dır. Fail bu hukuka uygunluk nedenlerinin varlığının bilincinde olmalıdır. Ancak bazen failler hukuka aykırı olan fiilinin hukuka uygun olduğunu düşünmek suretiyle hataya düşebilir. Hukuka uygunluk nedenlerinin maddi koşullarında hata olması halinde birinci görüşe göre; bu hata kastı kaldırır ancak failin taksirli sorumluluğu devam eder. İkinci görüşe göreyse bu hata kusuru etkiler ve failin hatası kaçınılamaz nitelikteyse faile ceza verilmez. Bazen de fail hukuka uygunluk sebeplerinde sınırı aşmaktadır.  Sınırı kasten aştıysa kasten işlenen fiille sorumlu olur. Taksirle aştıysa, fiilin taksirli halini düzenleyen norm varsa fail bundan sorumlu olur. Örneğin tıbbi müdahaleye izin veren hastaya cerrahi müdahale uygulayan hekim, hukuka uygunluk nedenlerinde sınır aşmış demektir. Hekim objektif özen yükümlülüğüne aykırı davrandıysa taksirle yaralamadan sorumlu olur.

Aşağıda sayılan haller somut olayda failin kusurluluğunu etkileyebilmektedir;

  • Hukuka aykırı fakat bağlayıcı bir emrin yerine getirilmesi
  • Zorunluluk hali
  • Meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşılması
  • Cebir ve tehdit dolayısıyla kişinin irade yeteneğinin etkilenmesi
  • Haksız tahrik
  • Yaş küçüklüğü, sağır ve dilsizlik
  • Akıl hastalığı
  • Geçici nedenler, alkol ve uyuşturucu madde etkisinde olma

KASTEN YARALAMA SUÇUNUN NETİCESİ SEBEBİYLE AĞIRLAŞMIŞ HALLERİ

Bir fiilin, kastedilenden daha ağır veya başka bir neticenin oluşumuna sebebiyet vermesi hâlinde, kişinin bundan dolayı sorumlu tutulabilmesi için bu netice bakımından en azından taksirle hareket etmesi gerekir. Fail işlemek istediği ilk suç bakımından kasten hareket etmektedir, ağır netice bakımından da en azından taksiri aranır. Ayrıca ağır netice ile temel suç arasında nedensellik bağının da bulunması gerekir. Bazı durumlarda fail yalnızca yaralama kastıyla hareket etse de daha farklı ve ağır sonuçlar ortaya çıkabilir. Türk Ceza Kanunun 87. maddesi uyarınca kasten yaralama suçunun neticesi bakımından ağırlaşmış halleri;

  • Fiilin Mağdurun Duyularından veya Organlarından Birinin İşlevinin Sürekli Zayıflamasına Neden Olması
  • Fiilin Mağdurun Konuşmasında Sürekli Zorluğa Neden Olması
  • Fiilin Mağdurun Yüzünde Sabit İze Neden Olması
  • Fiilin Mağdurun Yaşamını Tehlikeye Sokan Bir Duruma Neden Olması
  • Fiilin Gebe Bir Kadına Karşı İşlenip de Çocuğunun Vaktinden Önce Doğmasına Neden Olması
  • Fiilin Mağdurun İyileşmesi Olanağı Bulunmayan Bir Hastalığa veya Bitkisel Hayata Girmesine Neden Olması
  • Fiilin Mağdurun Duyularından veya Organlarından Birinin İşlevini Yitirmesine Neden Olması
  • Fiilin Mağdurun Konuşma ya da Çocuk Yapma Yeteneklerinin Kaybolmasına Neden Olması
  • Fiilin Mağdurun Yüzünün Sürekli Değişikliğine Neden Olması
  • Fiilin Gebe Bir Kadına Karşı İşlenip de Çocuğunun Düşmesine Neden Olması
  • Kasten Yaralamanın Vücutta Kemik Kırılmasına veya Çıkığına Neden Olması
  • Kasten Yaralama Sonucunda Ölüm Meydana Gelmesi

KASTEN YARALAMA SUÇU İHMALİ DAVRANIŞLA İŞLENEBİLİR Mİ?

İhmali davranışla işlenen kasten yaralama suçu görünüşte ihmali suçlardandır. Görünüşte ihmali suçlarda, suçun icrai davranışla işlenen şeklinde öngörülen netice meydana gelmektedir. Ancak bu netice emredici normun öngördüğü davranışı yapmamak suretiyle oluşur. Failden yapması beklenilen davranışın ne olduğu somut olayın özelliklerine göre belirlenir. Ayrıca failin meydana gelen neticeyi önlemek hususunda kanundan, sözleşmeden veya öngelen tehlikeli durumdan kaynaklanan bir neticeyi önleme yükümlülüğü bulunmalıdır. Önceden gerçekleştirilen davranış başkalarının hayatı ile ilgili tehlikeli bir durum oluşturmaktadır. Örneğin ebeveynler kanundan, dadılar sözleşmeden kaynaklı olarak çocuklar üstünde garantör sıfatına sahiptir. Bir dadının evin yan tarafında saldırgan bir köpek olduğunu bilmesine rağmen, duvardan atlayan çocuğa müdahale etmemesi halinde dadı ihmali davranışla kasten yaralama suçunu işlemektedir.

KASTEN YARALAMA SUÇUNUN CEZASI

Kasten yaralama suçu soruşturulması şikâyete bağlı değildir, kendiliğinden soruşturulur. Yani siz yaralandığınızda fail hakkında suç duyurusunda bulunmasanız da ilgili birimler olayı öğrendiğinde müdahalede bulunur. Suçun basit şeklinin düzenlendiği ikinci fıkrası ise şikâyete bağlıdır. Suçun nitelikli hallerinden birinin gerçekleştirilmesi durumundaysa uzlaşma ve şikâyet hükümlerinin uygulanmasına imkân kalmamakta, soruşturma kendiliğinden başlatılmaktadır. Suçun temel şekli için görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Kasten yaralamanın ölüme neden olması halindeyse Ağır Ceza Mahkemesidir.  Yetkili mahkeme için özel bir yetki kuralı bulunmaz, suçun işlendiği yer mahkemesi, teşebbüste son icra hareketinin yapıldığı yer mahkemesidir.

Fail hakkında kasten yaralama suçundan kamu davası açıldıktan sonra mağdurun ölmesi halinde, ölüm neticesi ile kasten yarama fiili arasında nedensellik bağı varsa davaya bakan mahkeme mağdurun ölümü sebebiyle sanık hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmalı ve soruşturmanın tamamlanmasını beklemelidir. Soruşturma sonunda nedensellik bağı bulunursa yeni bir iddianame ile görevli ve yetkili mahkemeye kamu davası açılmalıdır.

Kasten yaralamanın temel şeklinin cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıdır. Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralamanın cezasıysa 4 aydan bir yıla kadar hapis cezası veya adli para cezasıdır. Adli para cezasının alt sınırının gün birimi, hapis cezasından az olamaz. Kasten yaralama suçu aynı zamanda nitelikli unsurlardan birini taşıyorsa ceza yarı oranında arttırılır. Kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış halleri söz konusu olduğunda faile verilecek ceza temel cezanın iki kat arttırılmış halidir. Kasten yaralama suçundan dolayı ölüm meydana gelmişse ceza sekiz yıldan on iki yıla, nitelikli unsur varsa on iki yıldan on altı yıla kadar hapis cezasıdır. Kasten yaralama suçundan hapis cezasıyla mahkûm olan kişiler hakkında güvenlik tedbirleri de uygulanmalıdır. Suça sürüklenen çocuk hakkındaysa çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Kasten yaralama suçunda dava zamanaşımı süresi, suçun işlendiği tarihten itibaren sekiz yıldır. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış halleri ve nitelikli hallerdeyse on beş yıldır.

Av. Tuğsan YILMAZ
Av. Halil İbrahim ÇELİK
Merve ARABACI

Şantaj Suçunun Cezası yazımızda Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenen şantaj suçunun unsurları, nitelikli halleri, şikayete tabi olarak soruşturulup soruşturulamayacağı ve öngörülen ceza süreleri yer almaktadır.