Title: BOŞANMA DAVASINDA HAKİMİN KARARI AYRILIK VEYA BOŞANMA OLABİLİR!
Reviewed by Av. Tuğsan YILMAZ on Dec 31
Rating: 4.5

Evlilik bir hayat birlikteliğidir ve bir sözleşmeyle kurulur. Türk Hukukunda en şekilci sözleşme evlilik sözleşmesi olarak karşımıza çıkmaktır. Bunun amacı insanları düşünmeye sevk edip, toplumumuzda önem taşıyan aile kurumunu sağlam bir zemine oturtmaktır.

Genel itibariyle evlilik iki tanık huzurunda ve resmi memurun(genelde evlendirme memuru) huzurunda gerçekleştirilir. 4721 sayılı Medeni Kanunumuzun 142. maddenin 2. cümlesi uyarınca “evlilik evlenecek kişilerin olumlu sözlü cevapları neticesinde gerçekleşir.”

Evlenme sözleşmesine verilen önem, sözleşmenin kaldırılmasında da yani boşanma ve boşanma davası sürecinde de karşımıza çıkmaktadır. Taraflar kendi aralarında her hangi bir akitle evlenme sözleşmesini ortadan kaldıramazlar. Mutlaka yargılama yapılıp hakim kararının verilmesi gerekmektedir.

Türk Medeni Kanunu madde 170’e göre:

‘’Boşanma sebebi ispatlanmış olursa, hâkim boşanmaya veya ayrılığa karar verir.

Dava yalnız ayrılığa ilişkinse boşanmaya karar verilemez.

Dava boşanmaya ilişkinse, ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde “ayrılığa” karar verebilir.’’

Hakim ayrılığa karar verirse kararda ayrılık süresi de gösterilecektir. Bu süre TMK madde 171 c.1 e göre 1 yıldan az 3 yıldan çok olamaz. Bu süre, kararın kesinleşmesi ile başlar. (TMK madde 171 c.2). Ayrılık süresinde, boşanmadan farklı olarak evlilik birliği devam etmekte olup, ortak hayat belli bir süre için tatil edilmiştir. Evlilik birliği devam ettiği için, eşlerin evli olma statüleri de devam eder. Hâkim tarafından öngörülen ayrılık süresi dolunca, ayrılık kendiliğinden sona erer (TMK172/1). Bu sürenin sonunda eşler tekrar ortak hayatı kuracak olurlarsa sorun yoktur. Belirtmek gerekir ki, eşlerin daha ayrılık süresi dolmadan ortak hayatı tekrar kurmaları halinde de ayrılık kararı kendiliğinden sona erer. Sürenin sonunda ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir(TMK172/2).

Medeni kanunumuz evlilik kurumunun sona ermesini “boşanma” olarak nitelendirmiştir. Eski Hukukumuzda evlilik tek taraflı irade beyanıyla sona erdirilebiliyordu ve hatta bu hak sadece erkeğe tanınmıştı. Bugün kullandığımız Türk Medeni Kanunu’ nunda kadın erkek ayrımı gözetilmeden her iki eş de boşanma davası açabilir.

Boşanma sebepleri Türk Medeni Kanunumuzda tek tek sayılmıştır. Boşanma sebepleri TMK madde 161 ve 166. Maddeler arasında bulunmakta ve bunlar “özel boşanma sebepleri” ve “genel boşanma sebepleri” başlığı altında ayrılmaktadır.

Boşanma davasının evlilik birlikteliğini sona erdirmekten başka sonuçları da bulunmaktadır. Bu sonuçların bazıları kanun gereği kendiliğinden meydana gelir. Diğer sonuçlar ise kararın ihtiva etmesine bağlıdırlar. Boşanma davasının sonuçları eşler açısından kişisel, çocuklar açısından ve mali olmak üzere sonuçlar doğurur.

Yazarlar:

Av.Tuğsan YILMAZ
Av.Halil İbrahim ÇELİK
Huk.Fak.Öğ. Haşim ÖZER
Huk.Fak.Öğ. Çağrı KESEMEN