Title: Çekişmeli Boşanmanın Anlaşmalı Boşanmaya Çevrilmesi
Reviewed by Av. Tuğsan YILMAZ on Apr 6
Rating: 4.5

Yaşadığımız ülke sınırları içerisinde, refah seviyesi yüksek yaşam tarzlarını benimsemiş kesimlerle birlikte hayat şartlarının olumsuz getirileri altında yaşayan kesimler arasında fark gözetmeksizin, toplumun her kesimden insanının karşılaşabileceği bir olgu olması itibariyle boşanma, geçimsizlik ve birtakım ekonomik problemler başta olmak üzere aldatma, duygusal anlaşmazlıklar ve karşılıklı iletişim bozuklukları gibi sebeplerle ortaya çıkmaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununda zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması olarak sayılan sebeplerden biri öne sürülerek boşanma davası açılabilmektedir.

Bu sebeplerin dışında günümüz dünyasında daha çağcıl bir yaklaşımla hukukumuzda yer alan anlaşmalı boşanma, tarafların çocuğun velayeti ve mali konularda bir uzlaşma etrafında birleşerek protokol hazırlamalarıyla mümkün olmaktadır. Anlaşmalı boşanmanın gerçekleşebilmesi için öncelikli olarak evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, daha sonrasında ise eşlerin bizzat başvuruları veya eşlerden birinin davasını diğerinin kabul etmesinin ardından evliliğin sona ermesiyle birlikte değişime uğrayacak olan çocuğun velayeti ve nafaka, tazminat gibi hususların taraflarca mutabık olunarak duruşma esnasında hakim huzurunda da bu beyanlarının dile getirilmesi gerekmektedir. Anlaşmalı boşanma davaları, baştan beri anlaşma sağlanarak hukuki prosedürlerin takibiyle gerçekleşebileceği gibi, tarafların boşanma davalarında varsa çocuğun velayetini kimin alacağı, nafakanın miktarının belirlenmesi, boşanma sonrasında malların durumu ve diğer konularda fikirbirliği oluşturamamaları halinde hukuk dünyasında çekişmeli boşanma olarak adlandırılan boşanma davalarının, tarafların boşanma davası süresince bahsedilen konularda uzlaşıya varmaları halinde anlaşmalı boşanma davalarına dönmesi mümkün olabilmektedir.

Çekişmeli boşanma davalarının uzun bir süreç sonunda sonlanması, tarafların hem psikolojik olarak zarara uğramalarına hem de mali olarak birtakım problemlerle karşılaşmalarına neden olmaktadır. Boşanmanın daha hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi amacıyla en az 1 yıl süren evliliğin ardından, dava öncesinde tarafların başta konsensüse varamadığı hususlarda dava süreci içerisinde anlaşmaya varmaları durumunda, hakim, tarafların istemi üzerine somut olayın durum ve şartlarını değerlendirerek çekişmeli boşanma davasının anlaşmalı boşanma davası olarak devam etmesini karara bağlayabilmektedir.

Ancak unutulmamalıdır ki, devam eden bir çekişmeli boşanma davası sırasında tam olarak mutabakata varılmadan, sadece bu zorlu sürecin bitmesi gayesiyle tarafların gerçek istemlerini yansıtmayacak bir şekilde anlaşmaya varılması, kişilerin boşanmanın ardından devam edecek olan yaşamlarında birtakım problemlerle karşılaşmalarına yol açabilmektedir. Kişilerin mağduriyetle karşılaşmamaları açısından sonradan pişman olmalarına yol açacak şekilde ani kararlardan uzak durmaları ve bu hususta bir uzmandan yardım almaları tavsiye edilmektedir.

Yazarlar

Av.Tuğsan YILMAZ
Av.Halil İbrahim ÇELİK
Didem TALGIR