Title: Velayetin Değiştirilmesi Davası ve Şartları
Reviewed by Av. Tuğsan YILMAZ on Aug 25
Rating: 5.0

Velayet Nedir?

Velayet, kural olarak küçüklerin, istisna en kısıtlıların bakım ve korunmalarının sağlanması için, malları ve şahsı üzerinde ana babanın sahip olduğu görev, yetki ve hakların tümünü ifade etmektedir. Velayet ana babaya bir takım haklar vermesinin yanında çocuğun menfaatini gözetmek gibi bir takım yükümlülükler de yüklemektedir. Ana baba ile çocuğun menfaatleri çatışıyorsa çocuğun menfaati üstün tutulacaktır. Yargıtay da velayetle ilgili verdiği kararlarda yargıcın takdir hakkını kullanırken çocuğun çıkarlarına öncelik verilmesi görüşündedir. Evlilik birliğinin devamı sırasında kural olarak ana ve baba çocuğun velayet hakkını birlikte kullanır. Ana ya da babanın ölümü halinde velayet sağ kalan eşe verilir. Boşanma halindeyse velayetin kimde kalacağını hâkim takdir edecektir. Velayet kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olup başkalarına devredilemez. Velayetin kaldırılmasını gerektiren bir neden olmadıkça veli velayetten feragat edemez. Ergin olmayan çocuklar velayet altında olduğundan kural olarak çocuğun on sekiz yaşını doldurması ya da reşit kılınması ile sona erer. Reşit olan çocuk kısıtlandığında hâkim vasi atanmasına gerek görmezse kısıtlanma ortadan kalkıncaya kadar velayet devam eder.

Velayet ve vesayet kurumları çocuğu koruma ve menfaatlerini gözetme açısından ortak amaçlar gütse de farklı kurumlardır. İkisi aynı anda bir arada bulunamaz. Velayetin doğumu hısımlığa dayanırken vesayet mahkeme kararı ile doğar. Vasi vesayeti altındaki çocuk ya da kısıtlının malları için defter tutar ve Sulh Hukuk Mahkemesi hâkimine hesap verir. Önemli işlerde vesayeti altındaki kişinin görüşünü alır. Velayette ise bu zorunluluklar bulunmaz. Veli üçüncü kişilere karşı çocukların yasal temsilcisidir. Temsil yetkisini kullanırken kural olarak izin almaz. Vasi ise bazı işlemlerinde Sulh bazı işlemlerindeyse Sulh ve Hukuk hâkimlerinin iznini almak zorundadır. Velayet kural olarak çocuğun ergin oluşuna kadarken vasi kural olarak iki yıl için atanır. Velayet kayyımlıktan da farklıdır. Kayyım da vasi gibi mahkeme kararıyla atanır ve kanunun düzenlediği işleri yapmak için görevlendirilir. Veli ile velayet altındaki kişinin menfaatleri çatıştığı zaman kayyım atanır.

Velayet hakkını kullanan ana babanın çocuğun şahsı üzerinde egemenlik hakkı bulunmaktadır. Yasal sebep olmadıkça velayet ana babadan alınamaz. Çocuk da ana babanın rızası dışında evi terk edemez. Eğer ana babanın velayet hakkı haksız bir şekilde kendilerinden alınırsa ana baba velayetin kendilerine verilmesi için dava açabilir. Çocuğun adını ana baba koyar. Bu hem bir hak hem de yükümlülüktür. Velayet altındaki çocuğun yerleşim yeri ana babanın yerleşim yeridir. Ana baba çocuğun bakımı ve eğitimi konusunda onun menfaatlerini göz önünde tutarak gerekli kararları alır ve uygular. Bu da hem hak hem yükümlülüktür. Burada çocuğun mesleki, ahlak ve dini eğitimleri kastedilmiştir. Çocuklar miras, bağışlama ve ana babanın çocuk adına yaptıkları kazandırıcı işlemlerle malvarlığı kazanabilirler.  Ana baba bu malları idare etmekle yükümlüdür. Kural olarak bu idare için hesap vermezler. Çocuğun meslek veya sanatın icrası için kullandığı eşyalar üzerindeyse ana babanın idare hakkı bulunmamaktadır. Evlilik sona erince velayet kendisine kalan eş hâkime çocuğun malvarlığının dökümünü gösteren bir defter vermek ve bu malvarlığında yapılan yatırımlarda gerçekleşen önemli değişiklikleri göstermek zorundadır. Ana ve baba çocuğun mallarının gelirlerini öncelikle çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için; hakkaniyete uygun düştüğü ölçüde de aile ihtiyaçlarını karşılamak için kullanabilir. Gelir fazlası çocuk mallarına katılır. Ana baba malların idaresi hakkından vazgeçemez ancak mallardan yararlanma hakkından feragat edebilirler. Ana ve baba üçüncü kişilere karşı çocuğun yasal temsilcisidir. Veliler önemli hukuki işlemleri yapmadan önce vesayet makamından izin almazlar.

Boşanma veya ayrılık davası açıldığında hâkim çocuğun koruması ve bakımı için gereken önlemleri resen alır. Davanın sonunda velayet eşlerden uygun olanına verilecektir. Hâkim velayetin kimde kalacağını belirlerken çocuğun menfaatlerini gözetmelidir. Çocuğun menfaati tehlikeye düştüğünde ana babanın çare bulamazsa hâkim çocuğun korunması için gerekli koruma önlemlerini alır. Çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikeye düşer ve çocuk manen terk edilmiş halde kalırsa hâkim, çocuğu ana babadan alarak aile yanına ya da bir kuruma yerleştirebilir. Çocuğun aile içinde kalması, ailenin huzurunu onlardan katlanmaları beklenemeyecek derecede bozuyorsa ve durumun gereklerine göre başka çare de kalmamışsa ana baba veya çocuğun istemiyle hâkim aynı önlemleri alabilir. Hâkim sayılan nedenlerle velayete müdahale etse de velayet sona ermez. Velayetin sona erme halleri kanunda numerus clauses ilkesiyle sayılmıştır.

Velayetin Sona Erme Nedenleri

1-) Kanundan kaynaklanan sona erme nedenleri;

a-) Çocuk on sekiz yaşını doldurmakla veya evlenerek ve ya on beş yaşını doldurmuşsa kendi isteği, velisi onayı, mahkeme kararı ile reşit olduysa velayet sona erer. Ancak ergin olan birey kısıtlanmış ve kendisine vasi atanmasına gerek görülmemişse, kısıtlılık hali ortadan kalkıncaya kadar velayet devam eder. Kısıtlılık hali ortadan kalktığında velayet de sona erer.

b-) Çocuk evlat olarak üçüncü bir kişiye verilirse velayetten kaynaklanan hak ve yükümlülükler evlat edinene geçer.

c-) Ana baba veya çocuğun ölümü veya gaipliğine karar verilmesi halinde velayet sona erer. Ancak ana babadan yalnızca biri öldüyse velayet hakkı sağ kalan eşte bulunacaktır. İkisinin de ölmesi durumunda çocuğa vasi atanır.

2-) Velayetin mahkeme kararı ile sona erme nedenleri;

hâkim gerekiyorsa kendiliğinden veya istek üzerine velayeti kaldırır. Hâkimin velayetin kaldırılmasına karar vermesinin ön şartı çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaması ya da bu önlemlerin yetersiz kalacağının anlaşılmasıdır. Diğer önlemlerle çocuğun korunması sağlanacaksa velayetin kaldırılmaması gerekir.

a-) Velayet görevinin gereği gibi yerine getirilememesi; ana babanın velayet görevini, deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri nedenlerle gereği gibi yerine getirememesini ifade eder. Ana babanın fakir olması velayetin kaldırılmasını gerektirmez ancak tembelliği huy edinmeleri haklı neden olabilir. Sayılan nedenler belirli süre devam eden ve görevin gereği gibi yerine getirilmesini engelleyen nedenlerdir. Ana ve babanın deneyimsizliği nedeniyle velayet kaldırılmadan önce ana babanın bu deneyimsizliğini ortadan kaldırmak için başka önlemler de alınır. Yargıtay 2. HD 7.9.1999 tarihli 7102-8157 Esas ve Karar sayılı ilamında ‘ Velayet hakkı kendisine verilen annenin acizliği ve görevi yerine getirmediği kanıtlanmadıkça velayet hakkı kaldırılamaz.’ Hükmüne yer verilmiştir. Ana babanın hastalığı kendilerinin kusuruna dayanmayabilir. Bu hastalığın velayet görevini yerine getirmesine engel olacak derecede ağır olması gerekir. Örneğin; akıl hastalığı… Kanunda sebepler sınırlı sayıda gösterilmemiştir.  Benzeri sebebin ne olduğunu hâkim takdir edecektir. Örneğin ana babanın kısıtlanması durumunda velayet hakkı kaldırılabilir.

b-) Ana babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi, bu ihmal için geçerli bir mazerete sahip olmamaları ve bu durumun süreklilik arz etmesi halinde velayet hakkı kaldırılabilir. Burada ana babanın kusurlu olması ve çocuğun bu durumdan zarar görmesi gerekir. Yargıtay 2HD 21.03.1994 tarih ve 4405-4618 Esas ve Karar sayılı kararında babaya bırakılan çocukların fiilen babaanneye bırakıldıkları belirlenip velayetin değiştirilmesine karar verilmesi gerekir.

c-) Ana ve Babanın çocuğa karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması halinde velayetin kaldırılabilmesi için velayet hakkının ağır biçimde suiistimal edilmesi ve fahiş ihmalde bulunulması gerekir. Ananın çocukla birlikte olduğu sırada sabahları uyuyup çocuğu okula aç göndermesi buna örnektir.

d-) Velayet Hakkına sahip ana veya babanın yeniden evlenmesi durumunda çocuğun menfaatine göre hareket edilerek çocuğun velayeti yeniden evlenen ebeveyn için kaldırılabilir. Ebeveyn evlendikten sonra velayet görevinin gereklerini gereği gibi yerine getirmiyor veya çocuğun menfaatleri gerektiriyorsa Aile Hâkimi durumun gereklerine göre çocuğun velayet hakkını değiştirebilir.

e-) Ana ve babanın hapis cezasına mahkûm edilmiş olması halinde velayet yetkisi kullanılamaz.

 

Velayetin Değiştirilmesi Davası

Velayete ilişkin mahkeme kararları kesin hüküm teşkil etmez. Değişen şartlara göre velayet değiştirilebilir. Bu değişiklik hâkim kararıyla gerçekleştirilecektir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15.04.1992 gün ve 1992/2-140 E. 1992/248 K sayılı kararında da belirtildiği gibi, boşanmayla velayetin değiştirilebilmesi için velayet kendisine verilen tarafın ya da çocuğun durumunda esaslı değişikliklerin olması ve bu değişikliklerin geçici değil sürekli mahiyette olması gerekir. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 12. ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi’nin 3. ve 6.maddelerinde yer alan hükümler uyarınca çocuk söz konusu durumun anlam ve önemini kavrayabilecek düzeydeyse, çocuğun da görüşünün alınması gerekir. Bununla birlikte velayetin verildiği eşte yukarıda sayılan velayetin kaldırılmasına ilişkin nedenlerden birinin oluşması halinde çocuğun yararı gözetilerek velayetin değiştirilmesine hükmedilmelidir. Örneğin velayetin bırakıldığı tarafın sürekli ve ağır hastalığa yakalanması halinde velayetin değiştirilmesi mümkündür.

Yargıtay 2. HD E:2013/4764 K:2013/25031 ve 4.11.2013 tarihli kararında velayeti üstlenen anne veya babanın tekrar evlenmiş olması tek başına velayetin değişmesi için yeterli kabul edilmemiştir. Çocuğun menfaati gerektirdiği takdirde velayet değiştirilebilir. Bunun için velayetin değişmesi davası açan çocuğun menfaatine olacağına dair delil sunmalıdır.

Velayetin değiştirilmesi davası belirli bir süreye tabi tutulmamıştır. Çocuğun menfaatinin gerektirdiği anda açılabilir. Söz konusu davayı yalnızca velayet sahibi olmayan kişi değil çocuğun velayetine sahip kişi de açabilir el değiştirilmesi maksadıyla açabilir.

Avukat Tuğsan YILMAZ
Avukat Halil İbrahim ÇELİK
Merve ARABACI