Title: Hapis Cezası İnfazının Ertelenmesi
Reviewed by Av. Tuğsan YILMAZ on Dec 29
Rating: 5.0

Mahkemeler tarafından verilip de kesinleşen mahkumiyet hükümleri sonrasında, verilen cezalar belirli ilkeler ve şartlar doğrultusunda infaz ettirilir. Cezaların infazıyla ulaşılmak istenen amaç hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak ve hükümlünün yeniden sosyalleşmesini sağlamaktır. Dolayısıyla infaz hem toplumun hem de hükümlünün sağlığı için gerekli olup, ceza yargılamasının da nihai sonucudur. Şüphesiz ki infaz edilmeyen bir mahkumiyet tek başına hiçbir işe yaramayacaktır. Mahkeme kesinleşen hükmü Cumhuriyet Başsavcılığına gönderir ve cezanın infazı Cumhuriyet savcısı tarafından izlenir ve denetlenir.

İnfazın Ertelenmesi İle Cezanın Ertelenmesi Arasındaki Farklar

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun uyarınca düzenlenen cezaların infazı ile TCK 51. Maddede düzenlenen cezaların ertelenmesi müessesi birbirinden farklı kurumlardır. Cezaların ertelenmesi kurumu gereği işlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Ancak erteleme kararının verilebilmesi için kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve yargılama sürecinde mahkemede yeniden suç işlemeyeceğine yönelik kanaat oluşturması gerekir. Cezası ertelenen kişi bir yıl ve üç yıl arasında denetime tabi tutulur.  Bu süre, fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış veya 65 yaşını bitirmiş kişiler bakımından üç yıldır. Denetim süresi içinde yükümlü, kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun hareket eder ve bu süreyi iyi halli olarak geçirirse ceza infaz edilmiş sayılır, hakkında açılan dosya kapanır. Ancak makalemizde değineceğimiz cezaların infazı kurumu, cezaların fiilen infaz ettirilmesi olup, infaz edilmiş sayılma durumu bulunmamaktadır.

İnfazın Ertelenmesi

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun da düzenlenen infazın ertelenmesi müessesinde ise, sanık hakkında yerel mahkemece mahkûmiyet hükmü verilmiş, karar Temyiz edilmişse Yargıtay’ca onanıp kesinleşmiş ancak bahsi geçen kanunda yazılı nedenlerle infaz ertelenmiş olup belirli süre sonra belirli şekillerde yerine getirilecektir. Yani ceza infaz edilmeden infaz edilmiş gibi sayılması söz konusu değildir.

Kasten işlenen suçtan dolayı 3 sene veya daha az ya da taksirle işlenen bir suçtan dolayı 5 sene veya daha az süreli hapis cezası verilmiş ve bu ceza kesinleşmişse hükümlüye infazın başlaması için çağrı kâğıdı gönderilir. İş bu çağrı kâğıdında hükümlüden on gün içinde teslim olması istenir. Hükümlü on gün içinde gelmez, kaçar veya kaçacağına dair şüphe uyandırırsa Cumhuriyet Savcısı hakkında yakalama emri çıkartır. Kasıtlı suçlarda 5, taksirli suçlardaysa 3 veya daha fazla süreli hapis cezalarının infazı içinse doğrudan doğruya yakalama emri çıkartılır. Adli para cezasından çevrilen hapsin infazında da hükümlüye önce çağrı kâğıdı gönderilir. Çağrı kâğıdı hükümlüye tebliğ edildikten sonra hükümlü infazın ertelenmesi talebinde bulunabilir. Eğer böyle bir talep yoksa yakalama emrine ilişkin maddeler uygulanır.

İnfazın Ertelenmesi Başvurusu Nereye Yapılır?

İnfazın ertelenmesi başvurusu dilekçeyle çağrı kâğıdını gönderen yer Cumhuriyet Başsavcılığına yapılır. Dilekçeyi İnfaz Savcılığı inceler.

İnfazın Ertelenmesi Şartları

Hapis Cezasının Hastalık Nedeniyle İnfazının Ertelenmesi

İnfazın ertelenmesinde hastalığın etkisi akıl hastalıkları, diğer hastalıklar, gebeler ve hastalığı nedeniyle hayatını infaz kurumu koşullarında yalnız idame ettiremeyenler olmak üzere dört grupta incelenmektedir.  Buna göre akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geri bırakılır ve hükümlü iyileşinceye kadar sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınır. Hükümlünün iyileşinceye kadar sağlık kurumunda geçirdiği bu süreler cezaevinde geçirilmiş sayılır. Gerçekten de cezaların infazının amacı suçlunun ve toplumun sağlığını korumak olduğundan hasta bireyleri cezaevlerinde infaz etmek, cezanın maksadı dışında etki yaratabilecektir. Akıl hastalığı dışında tıbben tedaviye olanak bulunmayan veya tedavisi uzun sürecek bir takım hastalıkların varlığı halinde ise cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam edilir. Ancak bu ortamda bile hapis cezasının infazı mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa ceza iyileşinceye kadar akıl hastalarında olduğu gibi geri bırakılır.

Hapis cezasının hastalık nedeniyle infazının ertelenmesi için Adli Tıp Kurumunca düzenlenen veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kuruluşlarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine verilebilir. Bu rapor hükümlü tarafından infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığına verilir ve erteleme kararını da burası verir. Geri bırakılma kararı mahkûmun kendisine ve yasal temsilcisine tebliğ edilir. Kararda mahkûmun tabi olacağı yükümlülükler belirtilmek zorundadır. Mahkûm veya yasal temsilcisi de geri bırakma süresi içinde mahkûmun bulunacağı yeri ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirir. Geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığı veya onun yetkilendirmesi ile mahkûmun bulunduğu yerdeki Savcılık, sağlık raporunda bulunan sürelere, bir süre bulunmadığında bir yıllık dönemlerde, hükümlünün sağlık durumunu incelettirir. Bu incelemeler neticesinde erteleme sona erdirilebilir veya infazın ertelenmesine devam edilebilir. Geri bırakma kararını veren savcılık isterse kolluk makamlarınca mahkûmun izlenmesine yönelik tedbirler aldırabilir. Açıklanan bu usule aykırı hareket edilmesi halinde ise geri bırakma kararı, kararı veren Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılır. Bu kaldırma kararına karşı da İnfaz Hâkimliğine başvuru yolu açıktır.

Hapis cezası verildiği sırada hamile olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş olan kadınlar hakkında da cezanın infazı geri bırakılır. Çocuğun ölmesi veya anadan başka birine verilmesi halindeyse doğumun üzerinden 2 ay geçince ceza infaz olunur. Bununla birlikte kadın kapalı ceza infaz kurumuna girdikten sonra da hamile kalmış olabilir. Bu durumdaki kadınlardan koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalanlar ile toplum için tehlikeli sayılanlar hakkında infazın ertelenmesi kararı verilemez. Bu kişilerin cezalarının infazı infaz kurumlarında kendileri için ayrıca düzenlenen özel yerlerde devam eder.

Son olarak, maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen mahkûmun cezasının infazı diğer hastalıklarda uygulanan usule uygun olarak geri bırakılabilir. Ancak bunun için mahkûmun toplumun güvenliği bakımından ağır ve somut bir tehlike oluşturmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Akıl Hastalığı Dışında Ruhsal Rahatsızlığı Olan Hükümlülerin Cezalarının İnfazının Ertelenmesi

Akıl hastalığı olan kişilerin infazının ertelenerek yüksek güvenlikli sağlık kuruluşlarında tedavisi öngörülmektedir. Uygulamada akıl hastaları sağlık bakanlığına ait ruh ve sinir hastalıkları hastanelerinde tedavi görmekte ancak bir süre sonra taburcu olarak ceza infaz kurumlarına yönlendirilmektedir. Ceza evlerine yönlendirilen ve iyileşmemiş akıl hastaları yanında, ceza evlerinde, akıl hastası olmayıp psikolojik, sinirsel veya depresif rahatsızlıkları bulunan ancak ruh ve sinir hastalıkları hastanelerinde tutulmaları gerekli görülmeyen mahkûmlar da bulunmaktadır.  Bu iki grup mahkûmların cezaları infaz kurumlarının onlara özgü yerlerinde infaz ettirilir. Dolayısıyla bu kişiler ruh ve sinir hastalıkları hastaneleri bulunan Samsun, Bakırköy, Adana, Manisa ve Elazığ kapalı ceza evlerinde barındırılmaktadır. Buralarda bulunan mahkûmların tedavisi ile topluma kazandırılmaları için mevcut ceza evi personeli ile sağlık personeline ilaveten Sağlık Bakanlığından ilave sağlık personeli istenmektedir. Bu kurumlarda mahkûmlar bir yandan topluma kazandırılmakta diğer yandan cezaevinin boğucu ortamı nedeniyle uğradıkları psikolojik rahatsızlıklardan tıbbi müdahalelerle arındırılmaktadır. Bu uygulama Avrupa Cezaevi Kurallarında da bulunan son derece faydalı bir uygulamadır.

Hükümlünün İstemiyle İnfazın Ertelenmesi

Kasten işlenen suçlarda üç, taksirle işlenen suçlarda beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarında, çağrı prosedüründen sonra hükümlü çağrıyı gönderen Cumhuriyet Başsavcılığına giderek infazın ertelenmesini talep edebilir. Bunun ilk şartı, başta da söylendiği üzere, verilen mahkûmiyet kararının kasten işlenen suçlarda üç, taksirle işlenen suçlarda beş veya bu sürelerden daha az süreli olmasıdır. İnfazın ertelenmesi en fazla iki kez uygulanabilir. İnfazın ertelenmesi kararı her defasında bir yılı geçmemek üzere uygulanabilir. Erteleme isteminin kabulü güvence gösterilmesine veya belirli bir şarta bağlı tutulabilir. Uygulamada bu şart genellikle belirli bir miktar para olarak karşımıza çıkmaktadır. Verilen erteleme süresi içinde hükümlü hakkında kasten işlenen bir suçtan dolayı dava açılırsa erteleme kararı kaldırılır ve ceza infaz olunur.

Hükümlünün istemiyle infazın ertelenmesi;

  • Terör suçları, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar;
  • Mükerrerlere özgü infaz rejimini uygulanmasına karar verilenler
  • Disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar hakkında uygulanmaz.

Kasten işlenen suçlarda üç, taksirle işlenen suçlarda beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarında, cezanın infazına başlanmış olsa bile bazı durumlarda Cumhuriyet Başsavcılığınca altı ayı geçmeyen sürelerle hapis cezasının infazına ara verilebilir, infazın ertelenmesi söz konusu olabilir. Ancak bu ara verme iki defadan fazla olamaz ve bu hallerde mümkündür;

  1. Hükümlünün yükseköğrenimi bitirebilmesi,
  2. Hükümlünün ana, baba veya çocuklarının ölümü veya
  3. Bu kişilerin sürekli hastalığı veya malullükleri nedeniyle ailenin ticari faaliyetlerinin yürütülmesinin veya tarım topraklarının işlenebilmesinin imkânsız hale gelmesi,
  4. Hükümlünün hastalığın sürekli bir hastalığı gerektirmesi gibi zorunlu ve çok ivedi haller.

Maddede sayılan bu durumlar sınırlı sayıda değildir. Somut olaya göre zorunlu ve ivedilikle görülmesi gereken hallerde, iki defadan fazla olmamak şartıyla ara verme kararı verilebilir.

Av. Tuğsan YILMAZ
Av. Halil İbrahim ÇELİK
Merve ARABACI

Ceza hukukunu ilgilendiren diğer yazılarımız için tıklayınız