Title: Miras Paylaşımı (Taksimi) Davası
Reviewed by Av. Tuğsan YILMAZ on Aug 20
Rating: 5.0

Mirasın paylaştırılması mirasçıların aralarında yapacakları anlaşma ile mümkündür. Aksine düzenleme olmadıkça mirasçılar, paylaşmanın nasıl yapılacağını serbestçe kararlaştırırlar. Ancak paylaşım sırasında ortaya çıkan ihtilafların mirasçılarca çözümlenememesi durumunda, her mirasçı mirasın paylaşımının mahkeme tarafından gerçekleştirilmesini miras paylaşımı davası ile talep edebilir. Miras paylaşımı davası ile mirasçıların tereke üzerindeki elbirliğiyle mülkiyeti sona erer. Her bir mirasçının belirli tereke malı üzerindeki hakkı belirlenir. Hâkim öncelikle terekeyi mirasçıların miras paylarına göre gruplara ayırır.  Buna payların oluşturulması denir. MK 650 uyarınca hâkim tarafından tereke mallarından, mirasçı ya da ortak kök başı sayısına göre pay oluşturulacaktır. Daha sonra hangi payın hangi mirasçıya verileceği tespit edilir, bu aşamaya da payların tahsisi denmektedir.

Mirasçılar aralarında anlaşamazlarsa, miras bırakan da bir ölüme bağlı tasarrufla bu konu hakkında düzenleme yapmamışsa, hâkime müracaat edilir. Miras paylarına göre bir paylaşım yapılırsa mirasçılar terekeden saklı payları oranından daha az bir miktar alacaktır.  Bu durumun hakkaniyete uygunluğu doktrinde tartışma konusudur. Dava sonunda paylaşıma ilişkin verilen kararla mirasçılar kendilerine tahsis edilen tereke unsurlarına derhal kavuşurlar. Söz konusu davayı açmak için belirli bir süre şartı düzenlenmemiştir. Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşımı davası ile mirasın paylaşılmasını isteyebilir. Mirasın açılmasından başlayarak miras ortaklığı sona erinceye kadar açılabilir.

Medeni Kanun Md. 647 uyarınca miras bırakan tarafından ölüme bağlı tasarrufla paylaşmanın nasıl yapılacağı ve payların nasıl oluşturulacağı hakkında kurallar konulabilir. Bu kimin terekeden neyi alacağını belirlemeye ilişkindir. Mirasçıların paylarının miktar ve oranlarına ilişkin değildir. Miras bırakanın koyduğu paylaşma kuralları mirasçıların saklı paylarını ihlal ediyorsa bu kurallara uyulması zorun değildir. Saklı payı ihlal edilen mirasçı bu paylaşıma itiraz edebilir. Bu takdirde hâkiminde hakkaniyet gereği saklı pay kurallarına uygun hareket etmesi gerekir. Dolayısıyla bir miras paylaşımı davasında hâkimin müdahale etmesi için miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufta bulunmaması ve mirasçıların kendi aralarında paylaşım sözleşmesi bulunmaması yahut saklı paya ilişkin ihlalin bulunması gerekir.

Her mirasçı, terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesini sulh hukuk mahkemesinden isteyebilir. Mirasçılardan birinin istemi üzerine hâkim, terekenin tamamını ve terekedeki malların her birini göz önünde tutarak, olanak varsa taşınmazlardan her birinin tamamının bir mirasçıya verilmesi suretiyle paylaştırmayı yapar. Mirasçılara verilen taşınmazların değerleri arasındaki fark para ödenmesi yoluyla giderilerek miras payları arasında denkleştirme sağlanır.   Paylaşmanın derhâl yapılması, paylaşım konusu malın veya terekenin değerini önemli ölçüde azaltacaksa; sulh hâkimi, mirasçılardan birinin istemi üzerine bu malın veya terekenin paylaşılmasının ertelenmesine karar verebilir.

Değerinde önemli azalma olmadan bölünemeyen tereke malı, bütün olarak mirasçılardan birine özgülenir. Mirasçılar bir tereke malının bölünmesi veya özgülenmesi konusunda anlaşamazlarsa, o mal satılır ve bedeli bölüştürülür. Mirasçılardan biri istemde bulunursa satış artırma yoluyla yapılır. Mirasçılar artırmanın şekli konusunda anlaşamazlarsa sulh hâkimi, artırmanın mirasçılar arasında veya herkese açık yapılmasına karar verir. Eşlerden birinin ölümü hâlinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa; sağ kalan eş, bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir. Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eşin veya miras bırakanın diğer yasal mirasçılarından birinin istemi üzerine, mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasına da karar verilebilir.  Miras bırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı meslek ve sanatı icra etmesi için gerekli olan bölümlerde, sağ kalan eş bu hakları kullanamaz.

Miras paylaşımı davası miras bırakanın son ikametgâh yeri Sulh hukuk mahkemesine verilecek dilekçe ile açılmaktadır. Dava açmadan önce Mirasçılık Belgesinin temin edilmesi gereklidir. Davanın vekil aracılığıyla sürdürülmesi zorunlu olmayıp avukat tayini ile temsil daha sağlıklı sonuç verebilecek ve hukuki işlemler bakımın riskleri minimize edebilecektir.

Av. Tuğsan YILMAZ
Av. Halil İbrahim ÇELİK
Merve ARABACI

Mirastan Feragat Sözleşmesi başlıklı bir önceki Miras Hukuku yazımızda mirastan feragat sözleşmesinin nasıl yapılacağı, türleri, şekli, sözleşmeden hangi şartlarda dönülebileceği ve mirastan feragat sözleşmesinin iptali davası hakkında değerlendirme yapılmıştır.