Title: Boşanma Davasını Hangi Tarafın Açtığı Önemli Midir?
Reviewed by Av. Tuğsan YILMAZ on Mar 19
Rating: 5.0

Boşanma davalarında toplumda vuku bulan genel kanaatin aksine boşanma davasını hangi tarafın açtığının boşanma davasının seyri açısından bir önemi bulunmamaktadır. Boşanma davaları söz konusu olduğunda, kanun koyucu tarafından geniş takdir yetkisiyle donatılan hakim, boşanma davasını hangi tarafın açtığına önem göstermeksizin davayı kabulünün ardından boşanmak için öne sürülen gerekçelerin doğruluğunu ve davacı veya davalı taraf yönünden iddiada bulunulan vakıaların gerçekliğini tetkik mevzusu haline getirmektedir.

Mahkeme, davacı veya davalı tarafın öne sürdüğü savlarına dayanak oluşturduğu delilleri dikkate alarak tanık beyanlarını değerlendirmekte ve boşanma davası sürecinde yazılmış olan cevap dilekçelerini dosyanın tamamıyla birlikte araştırma konusu haline getirmektedir.

Boşanma davasında öne sürülen delilleri serbestçe takdir etme yetisine sahip olan hakim, aşağıdaki Yargıtay kararında olduğu gibi davayı hangi tarafın açtığının önemi olmaksızın davada kimin haklı kimin haksız olduğu yönünde yapacağı tespit ışığında hangi tarafın ne ölçüde kusurlu olduğuna karar vermekte, dolayısıyla da kusurun tespitiyle birlikte boşanmanın neticelerini belirlemektedir.

YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ

2012/11802 E., 2012/17554 K., 25.06.2012 T.

Boşanma Sebebiyle Maddi TazminatBoşanma Sebebiyle Manevi Tazminat

Boşanmada Kusurlu Taraf ( Fiili Ayrılık Sebebiyle – Daha Önce Açılıp Reddedilen Dava – Maddi Ve Manevi Tazminat Yönünden )

TMK.166, 174

Boşanmada kusuru bulunmayan davalı yararına, boşanma yüzünden zedelenen mevcut veya beklenen menfaatleri karşılığı uygun miktarda maddi tazminat ( TMK. md 174/1 ) ve kişilik haklarına saldırı nedeniyle uygun miktarda, manevi tazminat ( TMK. md. 174/2 ) takdiri gerekirken, davalının bu isteklerinin reddi usul ve yasaya aykırıdır.

DAVA VE KARAR

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından; nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ KARARI

1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının, ergin çocuklarla ilgili nafaka isteği hakkında karar verilmemiş olmasında bir yanlışlık bulunmamasına göre bu yöne ilişkin temyiz itirazları yersizdir.

2- Tarafların, Türk Medeni Kanununun 166/4. maddesinde yer alan sebeple boşanmalarına karar verilmiştir.

Davacı tarafından daha önce açılan ve reddedilen boşanma davasında ” davacının sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, bu sebeple kusurlu olduğu” hükmen belirlenmiştir.

Fiili ayrılık süresi içinde davalının kusuru ispatlanamamıştır. O halde boşanmaya sebep olan fiili ayrılıkta davacı tam kusurludur. Davacının sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışı, davalının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir.

Bu durumda boşanmada kusuru bulunmayan davalı yararına, boşanma yüzünden zedelenen mevcut veya beklenen menfaatleri karşılığı uygun miktarda maddi tazminat ( TMK. md 174/1 ) ve kişilik haklarına saldırı nedeniyle uygun miktarda, manevi tazminat ( TMK. md. 174/2 ) takdiri gerekirken, davalının bu isteklerinin reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda ( 2. ) bentte gösterilen sebeple maddi ve manevi tazminat yönünden ( BOZULMASINA ), bozma kapsamı dışında kalan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının ( 1. ) bentte gösterilen sebeple REDDİNE, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,  oybirliğiyle karar verildi.

Av. Tuğsan YILMAZ
Av. Halil İbrahim ÇELİK
Didem TALGIR

Bir önceki yazımız Aldatma Nedeniyle Boşanmada İspat da boşanma davası, özel boşanma nedeni zinanın unsurları, boşanma davasında ispat kavramı, ispat yükü ve delillerin kapsamı hakkında bilgiler verilmektedir.